SEFAİ
Feryat Figan Arşa Çıkar
Feryat figan arsa çikar
Garip daglarda bu gece
Bülbülün dili tutulur
Viran baglarda bu gece
Kurtla kuzu güden yolcu
Gelen yolcu giden yolcu
Biliyonmu neden yolcu
öÖüm saglarda bu gece
Zincirmi vurulmus kola
Konussaydi biraz ola
Yasanmismi acep ola
Eski çaglarda bu gece
Nanay dedi nanay dedi
Toy kuruldu nanay dedi
Herkes deli diyor amma
O herkese nanay dedi
SEFAI gitmem yurdumdan
Gitsem ölürüm derdimden
Daha gitmeden ardimdan
Nazlim aglarda bu gece
Hilâl Sancağında Bozkurt Töresi Aşık Sefai
Tekbir ile omuz verip kaldırdık gökyüzüne birer birer.
Ne yardan geçtik, ne serden geçtik.
Törede ne varsa inandık hak ölçülerine,
Vurduk kıstasa kırdık zincirleri
Cuma gecelerinin Yasinleriyle sohbet eyledik.
Gidenlerin, şehitlerin ardından.
Ağladık düşmana göstermeden
Kayaların yosun tutan taraflarında,
Hıçkırıklarımızı rüzgara vermedik ki
Yadeller, namerdler duyup da sevinmesin diye.
Bir gün pusatlandık sevda mavzerini
Yaşayamadık, sevdalarımızdan vazgeçtik.
Doyasıya seyredemedik yarin hilâl kaşını,
Gözlerine bakmaktan çekindik belki de.
Lakin zifiri zindan odalarda karanlığı yaşarken,
Ak kılı çekip aldık, ak sütün içinden.
Derdimizi açtık kara gecelere, nemli duvarlara,
Ak duvarlara anlattık derdimizi
Garibim duvarlar öyle dinlediler bizi.
Niye sustular onu da bilemedik.
Sonra döndük kara gecelere , ak duvarlara
Üzüldük derdimizle üzüldü diye.
Bir gün bir seher vaktinde,
“Es-selatü hayrün min’en nevm” derken ezanlar”
Sevdaların kutsaliyetine el kaldırdık.
Af diledik âlemlerin rabbından.
Minberlerde dinledik, sevdaların en yücesini.
Cami duvarlarında satıldık,
Ucuzlar, soysuzlar tarafından
Hilal gecelerinin töreleriyle avunduk her zaman.
Destur alırken Hoca Ahmet Yesevî’den,
Alparslan’a Sarı Saltuk, Kayı’dan Osman Gazi,
Şeyh Edebali, Fatih Sultan Mehmed Han Hazretlerine,
Akşemseddin’in kutsaliyetini düşünüp durduk her zaman.
Âleme nizam dedik, yaren tuttuk kendimize,
Niceleri yol dostu olmuş bize,
Sonra yine biz kaldık bu Allah’ın davasında,
Bu imân davasında, bu vatan, bu bayrak davasında,
Sonra yine biz kaldık sevdiklerimizle beraber.
Senelerce dert sofrasından bal yedik ekmeksiz.
Eğilmedik, kırıldık defalarca,
Allah’ın davasıdır dedik ve diyet istemedik.
Erkekçe öldük, yiğitçesine öldük,
İpe giderken satmadık sevdiklerimizi
Kaldırdık Hilâl Sancağını, yaşadık Bozkurt Töresini
|
Desindiye dil verdiydim birzaman Ocak beyhudesi öz bilmeyene Muhabbete hal verdiydim bir zaman Kimisi bir etmez kimisi buçuk Kimi adan degil kimisi kaçık Kimi yalın ayak kimi sırt açık Çıplaklara çul verdiydim bir zaman Ayak saldım dağlardaki çagrına Aknergisi nişan koydum bögrüne Yaylaları dolandıydım ugruna Yesin diye bal verdiydim bir zaman Bunlar adam degil yaban kırı Hedefe ulaşmaz daban kırı Demirci artıdı çoban kırı Yol bilmeze yol verdiydim bir zaman Yigit olur dagın başı kar ise Sefai'yem söyleyemem sır ise Hakkım helal olsun hakkım ver ise Bir kaç ite yal verdiydim bir zaman |
|
Aşık Sefai |
|
Yunus Dergahı şah olan Taptuk GönlüneVarmayan yollarda olur mu Yunus, Tek bir ses ile seher vaktinde Esmiyen yollarda olur mu Yunus. Namert insanların gece düşünde Haram sofralarında ekmek aşında Suları kurumuş pınar başında Turnasız göllerde olur mu Yunus Kibirli gönülde, görmeyen gözde Kırılmış kabukta, bozulmuş özde Destursuz mekanda, manasız sözde Şükürsüz dillerde olur mu Yunus. Fitnede, fesatta, yuva bozanda Ham olanı pişirmeyen kazanda Ustasız aşıkta, cahil ozanda İnançsız tellerde olur mu Yunus. Aşık Sefa-i'yem anında ara Yanında, canında, kanında ara Aşk Ocağında yananda ara Savrulan küllerde olur mu Yunus. |
|
Aşık Sefai |

0 yorum yazılmıştır